PINARHİSAR İLÇESİNDE MEYVACILIĞI GELİŞTİRMEK VE YAPILAN ÇALIŞMALARI TÜM HALKIMIZLA DOSTCA PAYLAŞMAK . TÜKETİCİ OLUP YOK OLACAGIMA ÜRETİCİ OLUP VARLIGIMA VARLIK KATARIM

4 Aralık 2008 Perşembe

PINARHİSARDA BİR SEKTÖR OLUŞTURMAK ÜZÜMCÜLÜK ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR

PINARHİSARDA ÜZÜMCÜLÜKGÜ SEKTÖREL HALE NASIL GETİRİRİZ ÇALIŞMALARI YAPILIYOR BU AMAÇ İLE PINARHİSAR ZİRAAT ODASINDA ÖN GÖRÜŞME TOPLANTISI YAPILDI ÜZÜMCÜLÜK VE DİGER ÇİFCİ KURULUŞLARININ BİRLİK VE BERABERLİK VE DAYANIŞMASI İLE ÇOK GÜZEL ACILIMLAR OLUŞACAGI KANISIMA VARILDI
PINARHİSAR ZİRAAT ODASINDAKİ TOPLANTIDAN GÖRÜNTÜ KIRKLARELİ VE BURSADAN KATILIMCILAR KONUYU GELİŞTİRME KARARI ALDI
PINARHİSAR ZİRAAT ODASI BAŞKANI NURETTİN KENAR a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXiHjD5CS4fPSE7ky2VulD-oyZJRZ-WcbbUMgUytbv7tfxxWqNnLIJ9pCraWFmwL7pVsMHjG1bJcRjhKTgq7AccFisc9YPO6b3e6k_UxrP7hHzIxYGcN_97qSZv2rY3mzme1K5aGPK_5nT/s1600-h/Hayrullah-0016.jpg"> KIRKLARELİ ÜZÜM YETİŞTİRİCİLER BİRLİGİNDEN VE GAZETECİ HATİCE KUNT BU ÇALIŞMALARDA BAYANLARINDA BULUNMASINI VE GİRİŞİMCİ KADINLAR GURUBUNA PINARHİSARLI BAYANLARINDA KATILMASINI BU KONUDA PROJELER OLUŞTURULARAK GELİŞME SAGLANMALIDIR DEDİ ÖNÜMÜZDEKİ TARİHLERDE KAPSAPLI BİR TOPLANTI KARARI ALINDI PINARHİSAR DERE MAHALLE MUHTARI YAHYA ALACA
PINARHİSAR DERE MAHALLLE VE CAMİİ KEBİR MAHALLE MUHTARLARI YAHYA ALACA VE MEHMET PEHLİVAN OGLU PINARHİSARDA İŞSİZLİĞE BİR ÇARE ÜZÜM YETİŞTİRİP SOFRALIK VE PEKMEZ YAPARAK GELİR TEMİN EDİLEBİLİNİR GEÇMİŞİMİZDE BURALAR BAG DİYARI DİYE ANILIYOR ŞARAP YOLU EN BÜYÜK KANITI DIR DEDİLER
MUHTARLARDA HALKTA BU KONUYU BİR PROJE İLE HAYATA GECİRİLİP BAGLAR BÖLGESİNİN GEÇMİŞTE OLDUGU GİBİ ÜZÜM EKİLİP SEKTÖR YARATILMASINI İSTİYOR
.
BİZ LANET OLSUN İCİMİZDEKİ PINARHİSAR SEVGİSİNE DEMEYİP VARLIGIMIZA VARLIK KATMAK İCİN ÜZÜM ÜRETİP MUTLU OLACAGIZ KATILIMLAR BEKLİYORUZ

3 Aralık 2008 Çarşamba

ÜZÜMCÜKTEKİ BELA BAG FLOKSERASI VİTEUS VİTİFOLİİ

Floksera (Viteus vitifolii
BAĞ FLOKSERASI
(Viteus vitifolii Fitch.) (Hom.:Phylloxeridae)

Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli :

Bağ Filokserası’nın kökte ve yaprakta yaşayan formları farklıdır. Yerli asmaların köklerinde yaşayan kök formu (radisikol) ve Amerikan asmalarının yaprak ve köklerinde yaşayan yaprak formu (gallikol) dur.
Kök formu oval veya armut şeklinde, sarımsı, yeşil esmer, kırmızı ve kahverengine kadar değişen renklerde bulunur. Sırtında koyu renkli lekeler vardır. Antenler 3 segmentlidir. Uzun emici hortumu vardır ve abdomenin sonuna kadar uzanır. Bacakları kuvvetlidir. Vücut uzunlukları 0.5-1.35 mm arasında değişmektedir (Şekil 42). Yaprak formu ise 1.5-1.7 mm uzunlukta, sarı renkli sırt kısmı lekesizdir (Şekil 43). Emici hortumu daha kısadır. Bağ Filokserası’nın dişileri tarafından 4 türlü yumurta bırakılır. Bunlardan birincisi köklerde yaşayan dişinin çiftleşmeden bıraktığı yumurtalardır. Çok küçük olup sarı renklidir. ikinci tip yumurta topraktan çıkan kanatlı dişilerin asma kabuklarının yarıkları arasında bıraktığı yumurtalardır. Bunların bir kısmı küçük,bir kısmı büyüktür. Küçüklerden erkek, büyüklerden dişi bireyler çıkarlar. Üçüncü tip yumurta döllenme sonucu meydana gelen kışlık yumurtalardır. Bunlar önce sarı sonra yeşilimsi bir renk alırlar. Dördüncü tip yumurtanın boyutları 0.27-0.14 mm’dir.

Kök filokserası, kışı asmanın köklerinde nimf halinde geçirir. İlkbaharda beslenip yeni dölleri vermeye başlar. Köklerde yerleşmiş olan ana radisikol yumurtlar, yumurtadan çıkan larvalar ana etrafında yerleşip asma kökünde beslenmeye başlar. Bütün yaz süresince bir kökten diğerine geçtiği gibi yarık ve çatlaklardan toprak sathına çıkarlar. Bu sırada sap ve yapraklara da girebilirler fakat yapraklarda normal gelişme devresine erişemezler. Bu dolaşan erginlere göçmen denir ve yeni koloniler oluşturarak yeni bulaşmalara sebep olurlar. Bir yılda 4 veya daha çok döl verebilirler.

Yaprak filokserası, kışı asmaların iki üç yaşlı gövdelerinin kabukları arasında yumurta halinde geçirir. Yumurta bir sapçıkla bulunduğu yere bağlıdır. Havaların ısınması ve gözlerin uyanmasıyla birlikte yumurta açılır ve genç bitler genç yapraklara girerek orada gal oluşumuna neden olurlar. İlk galler yaprağın alt yüzünde olsa bile, yazın ağır enfeksiyonlarda alt yüzünü tamamen kapladıktan sonra sürgünlere kadar yayılırlar.

Galler içinde yaşayan galikoller kanatsızdır, çiftleşmeden yumurtlar ve ölürler. Yaz boyunca 6-7 döl meydana getirirler.

Kışlık yumurtadan çıkanlar ve 1. döllerden meydana gelen bireylerin %100’ü gallikol, 2. döllerde %90’ı gallikol, %10’u radisikoldur. Sonraki döllerde artan radisikoller mevsim sonunda %100 radisikol karakteri gösterirler. En son döller,sonbaharda yapraklardan köke inip kök formunu (radisikol) meydana getirirler. Köklerde birçok döl verdikten sonra sonbaharda bunlardan kanatlı bitler meydana gelir. Kanatlı bitler asmaların yeşil aksamına yumurtalarını koyarlar. Bu yumurtalardan çıkan erkek ve dişi bitler çiftleşirler ve her bir dişi bir adet kışlık yumurtalarını bırakırlar.

Kök filokserasının, köklerde beslendikleri yerlerde emgi sonucu şişkinlikler meydana gelir. İnce köklerde meydana gelen 2.5-4 mm boyundaki yumrucuklara “Nodozite” (Şekil 44) kalınlaşmış ve sertleşmiş kökler üzerindeki büyük yumrulara “Tuberosite” denir. Nodozite ve tuberositelerin çürüyüp dağılmaları ve bu durumun devamı asmanın toprakaltı organlarının kaybolmasına dolayısıyla asmanın kurumasına neden olur. Bağ Filokserası’yla bulaşık olan bağlarda zamanla sürgünlerde genel bir durgunluk, asmada zayıflık, yapraklarda küçülmeler ve sararmalar görülür (Şekil 45). Boğum araları daralır, çubuklar odunlaşmadıklarından kışın soğuktan etkilenirler. Bu belirtilere paralel olarak salkımlarda tanelerin seyrekleştiği, normal şekerlenme ve renklenmenin olmadığı görülür. Asmalar birkaç yıl içinde ağır bir durgunluk göstererek kururlar. Bu tip asmalar bağın içinde kümeler halindedir.

Yaprak formları yeni açılan tomurcuklara girerek taze tomurcuk ve yaprakları sokup emerler. Yaprak altındaki emgi noktalarında, bitin çevresinde yaprak dokusu yükselerek galleri oluşturur. Galin şekli meşe palamuduna benzer. Epidermis hücrelerinin bölünüp çoğalmasıyla galin üzerinde kıllar meydana gelir.



Mücadelesi :
Kültürel önlemler :
Bağ Filokserası’nın asma kökünü emdiği kısımda asmanın gösterdiği reaksiyon ile bir mantar tabakası meydana gelir ve bu tabaka kökün iç kısımlarını çürümekten korur. Yerli asmalarda bu reaksiyon yavaş olduğundan mantar tabakası ya çok ince teşekkül eder veya hiç teşekkül etmez. Amerikan asmalarında bu tabaka çok kalın olmaktadır. Bu bakımdan % 60’tan az kum ihtiva eden topraklarda bağ tesisinde toprağın tipine göre Bağ Filokserası’na dayanıklı, toprağın kireç oranına, üzerine aşılanacak asma çeşidine ve bölge koşullarına uyabilen anaçlar kullanılmalıdır.

Bağ Filokserası’na dayanıklı anaçlar şunlardır:

Rupestris Dulot
Rup X Ber. R.No:99 Rip.X.Ber.No.5.BB
Rup X Ber. R.No:110 Rip.X.Rup.No:101-14
Rip X Ber. No:420 A Rip.X.Rup.No:3309
Chasselas X Ber. No:41-B
Rup.X Ber. R.No: 31
Solonis X Rip. No: 1616

Bağ Filokserası’nın bulunduğu bölgelerden temiz bölgelere topraklı veya topraksız asma fidan ve çubukları nakledilmemelidir.
Ayrıca Bağ Filokserası ile bulaşık bağ alanlarını kış aylarında 50-60 gün su altında tutmada yarar vardır. Kumlu topraklarda Bağ Filokserası hareketsizleştiğinden yeni kurulacak bağların bu tip topraklarda kurulmasına özen gösterilmelidir.

Kimyasal mücadele :
Kök filokserası’nın pratik bir kimyasal mücadelesi yoktur. Bağ Filokserası’na karşı yapılacak mücadele, önceden korunma şeklinde olmalıdır. Bunun için de, bulaşık olmayan alanlara kurulacak bağ plantasyonlarında, yine Bağ Filokserası ile bulaşık olmayan köklü veya köksüz bağ çubuğu kullanılması gereklidir. Bu nedenle de çubuklar dikimden önce mutlak fümige edilmelidir.
Fümigasyona tabi tutulacak köklü veya köksüz çubukların önce köklerindeki topraklar yıkanmalı ve demetler haline getirilmelidir. Fümigasyonda Methyl-bromide(CH3Br) kullanılmalıdır. Fümigasyonun hava geçirmeyen fümigasyon odalarında yapılması halinde; 18ºC’de, 1 m3 için 32.5 g Methyl-bromide uygulanmalıdır. Bu koşullarda fümigasyon süresi 2-2,5 saat olmalıdır. Fümigasyon süresince oda içinde vantilatörle hava sirkülasyonu sağlanmalıdır.
Fümigasyonun atmosfer basıncı altında uygulanması halinde, 16 - 20ºC’de, 1m3 için 40g Methyl-bromide kullanılmalıdır. Bu koşullarda fümigasyon süresi 4 saat olmalıdır. Ancak fümigasyon odasını her koşulda bulmak güç olduğundan, fümigasyonun atmosfer basıncı altında uygulanması daha pratik ve geçerli bir yöntem olarak görülmektedir.
NOT TARIMSAL BİLGİ.ORG SİTESİNDEN BİLGİLENMEK ÜZERE ALINMIŞTIR

2 Aralık 2008 Salı

BAG ÜRETİCİ BELGEMİZİ TARIM İLCE MÜDÜRLÜĞÜNE VERDİK

TARIM VE KÖY İŞLERİ BAKANLIGI İLCE TARIM MÜDÜRLÜĞÜNE BELGELERİMİZİ VERİP BAGLARIMIZI KAYIT ETTİRDİK
KANUNEN BAGLARIMIZI KAYIT ETTİRMEK ÜZERE İLCE TARIM MÜDÜRLÜĞÜNE MÜRACAAT ETTİK BİZE BELGE VERİLDİ BİZDE GEREKENİ UYGULADIK

28 Kasım 2008 Cuma

PINARHİSARLI USTA BAHCECİ VE ÜZÜM YETİŞTİRİCİSİNDEN BAGCILIK BİLGİSİ

PINARHİSARLIHÜSEYİN KUŞ BİZE BAGCILIKTA İLK İLAÇLAMAYI ANLATIYOR

19 Kasım 2008 Çarşamba

PINARHİSARDA VARLIK İÇİNDE YOKLUK ELDEKİ İMKANLARIN DEGERİNİ BİLEN YOK


BU ÜZÜMLER O BÖLGENİN KENDİ ÜRÜNÜ ÜÇYIL ÖNCEKİ EKİLEN DENEMELERDEN ÜRETİLMİŞTİR


PINARHİSAR güzel bir ovanın üstüne kurulmuş şirin bir kasaba elindekinin değerini bilmeyen varlık içinde yokluk çeken az bir gayretle oluşacak gelirlerin getirisinden habersiz aza kanaat eden fabrikalarda asgeri ücretle iş aş peşinde koşan bakarsan mal mülksahibi ama maddi acıdan mutsuz güzel yurdum insanları.

Bu güzel ilcenin çok degerli ovasının baglar bölgesi, tarihte ender bulunan tüm avrupalı kral ve kardinallerin özel deger verdigi şarapların yapımında kullanılan o makbul degerdeki üzümler bu ovadaki baglarda yetiştirilip üreticisini maddiyat olarak bolluklara kavuşturan aah o üzümler şimdi olsa onlardan günümüzde üzüm pekmezi yapsak ,üzüm suyu sıkıp paketleyip satsak ,üzümlerden koruk suyu veya sirke yapsak hem yurdumuza saglıklı ürünler sunacagız hemde maddi gelirimiz ilçede bir gelir kapısı ve maddi gelir artışı ile mutluluklar yaşansa

Ovamızın baglar bölgesi iskan ve miras taksimlerinden dolayı kücük parcalar halinde her yöne tarihindeki şarap yolu gecitleri ile ulaşım imkanı olan parseller icindeki çifcilik yapanların gözünde degersiz görünen ayçiceği ve bugday üretiminde verimsiz bulunan ,çok az bir yatırım ile gelir kapısı olmaya aday bir bölge, Gelin diyor beni bag ekin ben tarinizde namlı kara üzümleri yetiştir iken sahiplerim bu üzümlerin suyundan dolayı mal mülk icinde mutlu idiler ama siz bana deger bile vermiyor sıkıntı icinde yaşıyorsunuz
GELİN bu kaderi değiştirelim İlce kaymakamını, Belediye başkanını ve İlce tarım müdürümüz ile bir yol çizelim arazileri üzüm bagı, şarap yolunu mıcır döşeyip ulaşım kolaylıgı ile kahve köşelerindeki puslu mutsuz insanlara canlılık bu bölgeyide tarihindeki degerli üzüm baglarına kavuşturalım buradaki üzümlerden biz geliri iyi olan pekmezi üretip işletme tesisi kurup ilçemizde bir sektör oluşmasına vesile olalım ,üretelim ürünümüzü işleyip pekmez yapıp satalım, üzümlerden pazarlarda yemeklik sofralık satalım, üzüm suyu iyi para işleyelim ,sirkesi bile para , biz bagları baglar yapmakla gelirimize gelir yurdumuza saglıklı ürünler üretelim

Ne duruyoruz bence başlayalım, başlayalımki bir şeyler değişsin

17 Kasım 2008 Pazartesi

PINARHİSAR KURUDERELİ ENVER ABİYİ BAGINDA ZİYARET ETTİK

ENVER ABİMİZ VE BAGI ENVER ABİ NE KADAR ÖVÜNSE BİZCE AZ BİLE BİZE BAGDAN SON KALAN MEYVA KUŞLAR KISKANMASIN BİZE KISMETMİŞ BAL VALLA BAL ESKİ BİR ÜZÜM KÜTÜĞÜ YAPRAKLAR DÖKÜLÜYOR BU DABAGI MESKEN TUTMUŞ BİR KİRACININ YUVASI KİRAYI ÖDEMESSE GÖRECEGİZ BAKALIM
PINARHİSARIN KURUDERE KÖYÜNDE ÖRNEK BİR BAG ENVER ABİMİZ TAKTİRİ HAK EDİYOR NE DİYELİM ALLAH BAKANA BAG BAKMAYANA DA DAG VERİRMİŞ.

16 Kasım 2008 Pazar

SON BAHAR GELDİ KIR`;A DÜŞTÜ BAGLARI GÜBRELEYEREK SENEYE HAZIRLAMALIYIZ



SONBAHARDA BAGCILIKTA OLMAZSA OLMAZLARDAN GÜBRELEME
Bağlara verilecek ahır gübresi sonbaharda verilmeli ve toprak derince sürülmelidir. Potaslı ve fosforlu gübreler ise yine sonbaharda derine ve sıra arasına verilmelidir.



Azotlu gübrelemede ise; verilecek gübre miktarı en az 2-3 defada vermeliyiz. Gözler uyanmadan önce bir kısmı, ben düşme dönemine kadar ise kalan kısmı verilmelidir. Geç zamanlarda verilecek azotlu gübreler büyümeyi hızlandıracağından sürgünlerin pişkinleşmesini önler ve kışın bağların soğuklardan zarar görmesine neden olur.

Bağlara verilecek gübre miktarının tespiti çok fazla faktöre bağlı olan ve önceden bazı tahlilleri gerektiren bir işlemdir. Her bölgede hatta her bağda ihtiyaç duyulan mineral ve organik madde miktarını ayrı ayrı tespit etmek, daha sonra gübreleme tatbikatına geçmek en isabetli yoldur. Zira bir gıda maddesinin toprakta azlığı veya fazlalığı diğer gıda maddelerinin bitki tarafından alınmasına da etkili olabilir. Tek yönlü yapılan gübrelemeler bu yüzden bazen faydadan çok zarar verebilir.